YTÜ’nün yapay zeka tabanlı otonom üniversiteye geçiş modeli, YÖKAK Uluslararası Kalite Güvence ve Akreditasyon Konferansı’nda tanıtıldı | Yıldız Teknik Üniversitesi Ana içeriğe atla

YTÜ’nün yapay zeka tabanlı otonom üniversiteye geçiş modeli, YÖKAK Uluslararası Kalite Güvence ve Akreditasyon Konferansı’nda tanıtıldı

HABERLER

YTÜ’nün yapay zeka tabanlı otonom üniversiteye geçiş modeli, YÖKAK Uluslararası Kalite Güvence ve Akreditasyon Konferansı’nda tanıtıldı

15 Eylül 2026 Salı 17:06
yökak

YÖKAK tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Kalite Güvence ve Akreditasyon Konferansı, “Dijital Dönüşüm Sürecinde Kalite Güvence Sistemleri ve Yapay Zekâ” temasıyla Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 171 üniversiteden üst düzey yöneticilerin katıldığı konferansta YTÜ’nün yapay zekâ destekli otonom üniversiteye geçiş modeli ile YTU Publishing ve YTU Certification Hub girişimleri konferansta yükseköğretim kamuoyuna tanıtıldı.

Yükseköğretim Kalite Kurulu’nun (YÖKAK) düzenlediği yükseköğretimde kalite güvencesi sistemlerinin dijital dönüşüm ve yapay zekâ ekseninde ele alındığı 2. Uluslararası Kalite Güvence ve Akreditasyon Konferansı, 14–15 Eylül 2026 tarihlerinde Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

Konferansa 171 üniversiteden rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreter düzeyinde katılım sağlanırken; akademisyenler, ulusal ve uluslararası program akreditasyonu kuruluşlarının temsilcileri, sektör temsilcileri ve kalite güvencesi süreçlerinin farklı paydaşları da etkinlikte bir araya geldi. Konferansın açılış konuşmalarını YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Vatan Karakaya ve YÖKAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan Bayındır yaptı. Konferansa üniversitemizden Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Göksel Ağargün, Rektör Başdanışmanımız Prof. Dr. Özer Özer Çınar, YTÜ İnşaat Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Uğur Kurt ile çok sayıda akademisyenimiz de katıldı. 316 bildiri başvurusunun yapıldığı konferansta, bilimsel değerlendirme süreçlerinin ardından 259 bildiri kabul edildi. Etkinlikte 650’nin üzerinde kayıtlı katılımcı, 259 bildiri sahibi ve 120 davetli misafir olmak üzere binden fazla kişi yer aldı.

İki gün süren konferansta yapay zekânın yükseköğretimde kullanımı, etik ve güvenilirlik, veri koruma, yenilikçi yönetişim modelleri, dijital dönüşüm ve yeni kalite güvence yaklaşımları farklı perspektiflerden değerlendirildi.

Prof. Dr. Ümit Kocabıçak: “Kalite güvence süreçlerine çok acil ihtiyacımız var”

YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak konferansta yaptığı sunumda Türkiye’de yükseköğretimin mevcut yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’deki 208 üniversitede yaklaşık 6 milyon 235 bin öğrenci ve 190 bin öğretim elemanı bulunduğunu belirten Kocabıçak, üniversitelerin yaklaşık yüzde 65’inin son 25 yılda kurulduğuna dikkat çekti.

YÖKAK’ın kurumsal akreditasyon çalışmalarının yanı sıra ulusal ve uluslararası akreditasyon kuruluşlarının yetkilendirilmesi ve tanınması yoluyla program akreditasyonlarının gerçekleştirilmesine katkı sağladığını belirten Kocabıçak, kalite güvencesi kültürünün yükseköğretim genelinde yaygınlaştırılmasının temel hedeflerden biri olduğunu söyledi.

Kocabıçak, “Üniversitelerimizin gelişebilmesi için kalite güvence süreçlerine çok acil ihtiyacımız var.” dedi.

Türkiye’de 149 üniversitenin akreditasyonu bulunuyor

Kocabıçak’ın verdiği bilgilere göre Türkiye’deki 208 üniversitenin 149’u akredite durumda, 31 üniversitenin akreditasyon süreci ise devam ediyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde süreçlerin tamamlanmasıyla Türkiye’deki üniversitelerin tamamının akreditasyon sürecinden geçirilmesi hedefleniyor.

YÖKAK’ın yaklaşık bir yıldır uluslararası kurumsal akreditasyon yapma yetkisine de sahip olduğunu belirten Kocabıçak, yükseköğretimde kalite güvencesinin geliştirilmesi gereken alanları arasında performans yönetimi, bilgi yönetim sistemleri, mezunların istihdamı, program çıktılarının kazanımlarla uyumu, araştırma-geliştirme ve toplumsal katkı süreçlerini sıraladı.

Program akreditasyonlarına ilişkin de bilgi veren Kocabıçak, Türkiye’de 29 ulusal akreditasyon kuruluşunun bulunduğunu, bunun yanı sıra tanınan uluslararası kuruluşlar aracılığıyla da program akreditasyonlarının gerçekleştirildiğini ifade etti. Lisans programlarının yaklaşık yüzde 20’sinin, ön lisans programlarının ise yaklaşık yüzde 5’inin akredite olduğunu belirtti.

“Yapay zekânın geldiği noktayı kabul etmek zorundayız”

Konferansın ana teması olan yapay zekâya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kocabıçak, yapay zekânın yükseköğretim ve çalışma hayatı üzerindeki etkisinin artık göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

Yeni mezunların iş hayatına geçişinde yapay zekânın oluşturduğu dönüşüme dikkat çeken Kocabıçak, yükseköğretim kurumlarının bu değişimi dikkate alarak eğitim, kalite ve istihdam süreçlerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Kocabıçak, özellikle yeni mezunların deneyim kazanarak kıdemli çalışanlara dönüşme sürecinde yapay zekânın oluşturduğu yeni çalışma düzeninin önemli bir değişim yarattığını ifade ederek, yükseköğretimin bu dönüşüme hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Vatan Karakaya: “Kalitedeki dönüşüm yeni bir süreci yaşamak üzere”

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Vekili ve Eğitim-Öğretim Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya ise konuşmasında yükseköğretimde kalite anlayışının yapay zekâ çağında yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti.

YÖKAK’ın Türkiye yükseköğretiminde kalite kültürünün gelişmesi ve kurumlarda içselleştirilmesine yönelik çalışmalarına değinen Karakaya, yapay zekânın kalite süreçlerinde veri sağlayan ve veriyi yorumlayan bir karar destek unsuru olarak konumlanmasının önümüzdeki dönemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi.

Yapay zekânın veri yorumlama kapasitesinin insan ile makine arasındaki ilişkiyi yeniden şekillendirdiğini belirten Karakaya, yükseköğretim kurumlarının bu yeni yapıda insanın konumunu doğru belirlemesi gerektiğini ifade etti.

Karakaya, “Yapay zekâ hızla veri sağlayıcı, daha doğrusu veri yorumlayıcı hâle geldi. İnsanla makineyi bilgi kaynağı olarak yarıştırır duruma geçti. Burada insanın kendi konumunu belirlemesi ve makinenin gücünden faydalanması üzere yeni bir yol ayrımının eşiğindeyiz.” dedi.

YTÜ’nün otonom üniversiteye geçiş modeli

Prof. Dr. Karakaya, YTÜ’nün yeni nesil üniversite yaklaşımı kapsamında yürüttüğü yapay zekâ destekli dönüşüm çalışmalarını “kurumsal zekâdan otonom üniversiteye geçiş” çerçevesinde anlattı.

Model; Bütünleşik Kalite Yönetim Sistemi BKYS 2.0, Yeni Nesil Öğretim Sistemi (YNÖS), Yapay Zekâ Tabanlı Ar-Ge ve Araştırma Portalı ile Yapay Zekâ Destekli Üniversite-Sanayi İş Birliği Portalı olmak üzere dört temel modül üzerinden kurgulanıyor. 

Karakaya, “otonom üniversite” yaklaşımının insan karar mekanizmasının yerine yapay zekânın geçirilmesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Otonom derken insan eli değmeyen bir yapıdan söz etmiyoruz. İnsan karar mekanizması mutlaka olması gereken bir yapı; ancak otonom yapı karar destekte bize yardımcı olacak bir etkiye sahip.” diye konuştu.

YTÜ’nün modelinde yapay zekâ; veri analizi, risklerin belirlenmesi, eşleştirme ve öneri üretme aşamalarında kullanılırken nihai karar uzmanlara ve kurumsal karar mekanizmalarına bırakılıyor. Bu yaklaşım, sistemde “yapay zekâ önerir, uzman değerlendirir, kurum karar verir” ilkesiyle tanımlanıyor.

Bütünleşik Kalite Yönetim Sistemi: BKYS 2.0

Otonom üniversiteye geçiş çalışmalarının kalite yönetimi ayağını BKYS 2.0 oluşturuyor. Yönetişim, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal katkı süreçlerinin bütünleşik biçimde izlenmesini sağlayacak sistem, üniversitede üretilen veriyi kalite ve karar süreçleriyle ilişkilendiriyor.

YTÜ’de 72 farklı dijital sistemde üretilen veriler DataHub üzerinde bir araya getiriliyor. BKYS 2.0 bu verileri stratejik hedefler, performans göstergeleri, kalite süreçleri ve iyileştirme alanlarıyla ilişkilendirerek yapay zekâ destekli analiz ve karar desteği sağlıyor. 

Sistemle kalite verisinin sürekli izlenmesi, risk ve gelişim alanlarının daha erken belirlenmesi, kararların güncel verilerle desteklenmesi ve geri bildirimlerin doğrudan iyileştirme süreçlerine aktarılması hedefleniyor. Kararlar, ölçütler ve gerçekleştirilen iyileştirmeler kayıt altına alınarak kurumsal hafızanın ve denetlenebilirliğin güçlendirilmesi amaçlanıyor. 

YTÜ ayrıca BKYS 2.0’ın farklı üniversitelerin kendi kalite politikalarını, verilerini ve yetki yapılarını koruyarak kullanabilecekleri modüler bir yapıya dönüştürülmesi üzerinde çalışıyor. Sistemin 40’tan fazla üniversiteye yaygınlaştırılması planlanıyor.

Eğitimde yapay zekâ uygulaması: Yeni Nesil Öğretim Sistemi

YTÜ’nün otonom üniversiteye geçiş modelinin eğitim ayağını Yeni Nesil Öğretim Sistemi (YNÖS) oluşturuyor. YNÖS ile yapay zekânın eğitim süreçlerinin bütününe entegre edilmesi, öğrenme sürecinin kişiselleştirilmesi ve öğrenci kazanımlarının ölçülebilir biçimde izlenmesi amaçlanıyor. 

Sistem, eğitim sürecini programdan derse, ders öğrenme çıktılarından öğrencinin kazanım düzeyine kadar bütünleşik olarak ele alıyor. Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi ve alan yeterliliklerinden başlayan yapı; program çıktıları, ders öğrenme çıktıları, öğretim yöntemleri, ölçme ve değerlendirme süreçleri ile kazanım ve program çıktılarının gerçekleşme düzeylerini birbirine bağlıyor.

Bu yapıyla eğitim programlarında belirlenen hedeflerle derslerin, öğretim yöntemlerinin ve ölçme-değerlendirme süreçlerinin uyumu yapay zekâ desteğiyle takip edilirken eğitimde PUKÖ döngüsünün tamamlanması hedefleniyor.

Yapay zekâ destekli araştırma ve üniversite-sanayi iş birliği

YTÜ’nün otonom üniversite modelinde araştırma ve üniversite-sanayi iş birlikleri için de iki ayrı yapay zekâ destekli sistem yer alıyor.

Yapay Zekâ Tabanlı Ar-Ge ve Araştırma Portalı ile araştırma verilerinin analiz edilmesi, proje ve yetkinlik eşleştirmelerinin yapılması ve öncelikli araştırma alanlarının belirlenmesinde yapay zekâdan yararlanılması planlanıyor.

Yapay Zekâ Destekli Üniversite-Sanayi İş Birliği Portalı ile de sanayinin ihtiyaçlarının YTÜ’nün akademik yetkinlikleri, araştırma altyapısı ve teknoloji geliştirme kapasitesiyle eşleştirilmesi hedefleniyor. Böylece sanayiden gelen ihtiyaçların ilgili araştırmacı, laboratuvar, araştırma grubu veya teknoloji geliştirme kapasitesiyle daha hızlı buluşturulması amaçlanıyor. 

Bu sistemlerle araştırmada veriden bilimsel çıktıya, üniversite-sanayi iş birliklerinde ise sanayi ihtiyacından ortak Ar-Ge ve teknoloji geliştirme süreçlerine uzanan bütünleşik bir yapı kurulması öngörülüyor.

YTU Publishing ile akademik yayıncılıkta yeni model

Karakaya, YTÜ’nün akademik yayıncılık alanında geliştirdiği YTU Publishing yapılanmasını da konferansta paylaştı.

YTU Publishing ile uluslararası akademik yayıncılıkta Türkiye merkezli, uluslararası standartlarda çalışan ve farklı üniversitelerin kullanımına açılabilecek bir yayıncılık ekosistemi kurulması hedefleniyor. YTÜ bünyesindeki 12 akademik dergiyle başlayan sistemin Türkiye’den yönetilen, merkezi Londra’da bulunan ve küresel ölçekte faaliyet gösteren bir yapıya dönüştürülmesi planlanıyor. 

YTU Publishing; üniversiteler, fakülteler, enstitüler ve akademik dergiler için uçtan uca yayıncılık altyapısı sunacak şekilde tasarlanıyor. Modelde dergi yönetim yazılımı, DOI, metadata ve arşivleme süreçleri, yapay zekâ destekli denetim, indeks ve kalite danışmanlığı, Scopus ve Web of Science başvuru yönetimi, editoryal süreçler, etik uyum, atıf ve metrik geliştirme ile ulusal ve uluslararası tanıtım çalışmaları yer alıyor. 

Karakaya, üniversiteleri, fakülteleri, enstitüleri ve akademik dergi yöneticilerini YTU Publishing bünyesinde oluşturulacak yayıncılık ekosistemine katılmaya davet etti.

YTU Certification Hub ile standart geliştiren sertifikasyon modeli

YTÜ’nün konferansta paylaştığı bir diğer yapılanma ise YTU Certification Hub oldu. Merkezle uluslararası sertifikasyon alanında Türkiye merkezli yeni bir yapı oluşturulması hedefleniyor.

YTU Certification Hub’ın yaklaşımı, yalnızca mevcut standartlara uygunluğu kontrol eden bir sertifikasyon modelinin ötesine geçerek kurumların yetkinlik ve kapasitelerinin geliştirilmesine katkı sağlayan, dijital altyapıyla desteklenen ve yeni standartların geliştirilmesini esas alan bir sistem kurmak üzerine şekilleniyor.

Sunumda bu yaklaşım, mevcut “takipçi” modelden “kural koyucu” bir yapıya geçiş olarak tanımlanırken hedef, “standart uygulayan değil, kendi standardını geliştiren model” ifadesiyle ortaya konuldu. 

YTU Certification Hub bünyesinde kalite, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, enerji, bilgi güvenliği, gıda güvenliği, karbon doğrulama ve yeni yönetim sistemleri olmak üzere sekiz ana hizmet alanı bulunuyor. 

YTÜ’nün bilimsel birikimiyle geliştirilen GreenStars da bu yapının özgün standart modellerinden biri olarak konumlandırılıyor. GreenStars ile kurumların sürdürülebilirlik ve dönüşüm performanslarının ölçülmesi, değerlendirilmesi, doğrulanması ve sürekli takip edilmesi amaçlanıyor. 

Prof. Dr. Karakaya, YTU Certification Hub ile ulaşılmak istenen noktayı, “Artık takip eden değil, kural koyan bir yapıya, standart uygulayan değil, standardı geliştiren bir yapıya geçmek istiyoruz.” sözleriyle ifade etti.

Prof. Dr. Ramazan Bayındır: “Kalite güvence sistemleri dönüşümün gerisinde kalmamalı”

Konferansın açılışında konuşan YÖKAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan Bayındır, yükseköğretimde dijital dönüşümün yalnızca yeni teknolojilerin eğitim ve araştırma süreçlerine dahil edilmesiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Bayındır, asıl meselenin yapay zekâ ve dijital dönüşümün kalite, etik, güven, şeffaflık, akademik özgürlük ve hesap verebilirlik ilkeleriyle nasıl bütünleştirileceği olduğunu belirtti.

Bayındır, yapay zekânın bilgi üretiminden öğrenme süreçlerine, araştırma yöntemlerinden kurumsal yönetime kadar yükseköğretimin birçok alanında giderek daha belirleyici hâle geldiğine dikkat çekerek kalite güvence sistemlerinin de bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini söyledi.

Kalite güvence sistemlerinin değişimi anlayan, öngören ve yükseköğretim kurumlarına yol gösteren dinamik yapılara dönüşmesinin önemine işaret eden Bayındır, konferansın farklı ülkelerden uzmanları ve akademisyenleri ortak bir bilimsel zeminde buluşturduğunu ifade etti.

316 bildiri başvurusu yapıldı, 259 bildiri kabul edildi

Konferansa Türkiye’den ve dünyanın farklı bölgelerinden yoğun ilgi gösterildi. Bayındır’ın verdiği bilgilere göre konferansa 316 bildiri başvurusu yapıldı ve bilimsel değerlendirme süreçlerinin ardından 259 bildiri kabul edildi. Etkinlikte 650’nin üzerinde kayıtlı katılımcı, 259 bildiri sahibi ve 120 davetli misafir olmak üzere binden fazla katılımcı yer aldı.

Ulusal ve uluslararası kalite güvencesi kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, yükseköğretim yöneticileri, uzmanlar ve sektör temsilcilerini bir araya getiren konferans, yükseköğretimde kalite güvencesinin uluslararası ölçekte ele alındığı önemli bir buluşma oldu.

İki gün süren konferansta yükseköğretimde kalite güvencesi, akreditasyon, dijital dönüşüm ve yapay zekâ eksenindeki farklı başlıklar ele alınırken ulusal ve uluslararası paydaşlar bilgi ve deneyimlerini paylaştı.