Prof. Dr. Hüsrev Subaşı YTÜ Fikir Meclisi’nde: Bilgi irfana dönüşmüyorsa seni yarı yolda bırakır | Yıldız Teknik Üniversitesi Ana içeriğe atla

Prof. Dr. Hüsrev Subaşı YTÜ Fikir Meclisi’nde: Bilgi irfana dönüşmüyorsa seni yarı yolda bırakır

HABERLER

Prof. Dr. Hüsrev Subaşı YTÜ Fikir Meclisi’nde: Bilgi irfana dönüşmüyorsa seni yarı yolda bırakır

06 Mayıs 2026 Çarşamba 13:43 YTÜ İletişim Koordinatörlüğü
YTÜ Fikir Meclisi’nde sanat ve kültür mirası konuşuldu

Yıldız Teknik Üniversitesi’nin düşünce ve kültür üretimine verdiği önemin bir yansıması olan YTÜ Fikir Meclisi, mayıs ayı buluşmasında Prof. Dr. M. Hüsrev Subaşı’nı ağırladı. Otağ-ı Hümayun’un tarihi atmosferinde gerçekleşen söyleşide, Anadolu'nun sanatsal hafızası, estetik anlayışı ve medeniyet tasavvuru derinlemesine ele alındı.

Üniversitelerin politika, strateji ve fikir üretilen bilim merkezleri olması vizyonuyla hayata geçirilen YTÜ Fikir Meclisi, akademik ve kültürel beyin fırtınalarına ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İletişim Koordinatörlüğü öncülüğünde, her ayın ilk haftası alanında uzman isimlerin katılımıyla düzenlenen düşünce, kültür ve sanat söyleşisi dizisinin mayıs ayı durağı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Otağ-ı Hümayun oldu.

Tarihi ve kültürel atmosfere sahip Davutpaşa Kampüsümüzde interaktif bir panel formatında gerçekleştirilen etkinliğin konuğu, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi, Hattat ve Yazar Prof. Dr. Mehmet Hüsrev Subaşı oldu. Akademik personelin, öğrencilerin ve fikir dünyasına ilgi duyan davetlilerin katılım gösterdiği "Sanat ve Kültür Mirası Üzerine Düşünceler" başlıklı programda, geçmişten günümüze uzanan fikrî miras analiz edilerek modern dünyayla entegrasyonu tartışıldı. 

"Bilgi irfana dönüşmüyorsa, merdivenin yarısında seni bırakır"

Prof. Dr. Mehmet Hüsrev Subaşı, Otağ-ı Hümayun’un asırlık dokusunun insan ruhunda uyandırdığı saygı hissinden yola çıkarak, kadim mimarinin ve kullanılan malzemelerin insan psikolojisi üzerindeki derin etkilerine değindi. 

Ahşabın insan doğasına olan şefkatli yakınlığına işaret eden Subaşı, "Bir oturduğunuz mekânda ahşap fazlaysa gaddar olamazsınız, hak yiyen olamazsınız; ahşap insanın içini yumuşatır, beton ise insanı ruhsuzlaştırır" sözleriyle mimarideki tercihlerin sosyolojik yansımalarını özetledi. 

Gerçek eğitimin ve akademik aktarımın salt ezberden ibaret olamayacağına dikkat çeken usta sanatçı, "Gerçek hocalık, talebenin zihnini ve kalbini bilgiyle doldurmak değildir; bu bir anlamda rehberliktir, şefkatle öğrenciye yol açmaktır" ifadelerini kullandı. 

Konuşmasının devamında bilginin işleniş sürecinin insan fıtratındaki yerine vurgu yapan Subaşı, verinin bilgeliğe evrilmesinin hayati öneminin altını çizerek, "Dolayısıyla bilgi, irfan hâline dönüşmüyorsa, merdivenin yarısında seni bırakır, zahirde anlık fırsatlarla çıksan da hedefine ulaşamazsın" değerlendirmesinde bulundu.

Geçmişin estetiğinden günümüzün hız odaklı dünyasına eleştiri

Söyleşisinin ikinci bölümünde Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimari şaheserlerinden, Konya Karatay Medresesi'nden Divriği Ulu Camii'ne kadar geniş bir yelpazede örnekler sunan Prof. Dr. Subaşı, atalarımızın taşı işlerken evrensel bir medeniyet bildirisi sunduklarını anlattı. 

Eski mimarinin yalnızca görsel bir kaygı taşımadığını, merhamet ve tevazu gibi değerleri mekâna nakşettiğini belirten Subaşı, "Biz bu topraklara tesadüf olarak gelmedik; açık gözle bakıldığında oradaki geometrinin ve tezyinatın insanlığa, pozitif değer üreten bir medeniyete dair söyleyecek sözü vardır" diyerek tarihi eserlerin okunması gereken birer kitap olduğunu hatırlattı. 

Modern çağın getirdiği tekdüze yaşam tarzına yönelik çarpıcı tespitler yapan akademisyen, yeni neslin karşılaştığı kültürel erozyona dikkat çekerken, "Hayatta iki şey ön plana çıkıyor; haz ve hız. Oysa dünyada öğrenilecek, tadılacak ne güzel hikmetler var." sözleriyle, ecdadın sadaka taşları ve kuş köşkleri ile yaşattığı zarif ruhun, günümüz gençliğine yeniden aşılanması gerektiğini vurguladı.

Program, soru-cevap bölümünün tamamlanmasının ardından, YTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya tarafından Prof. Dr. Mehmet Hüsrev Subaşı’na günün anısına hediye takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.