YÖK, Savunma Sanayii Başkanlığı ve TUSAŞ iş birliğiyle hayata geçirilen protokolde YTÜ, stratejik ortak olarak 9 üniversiteyle birlikte yerini aldı.
Savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını akademik yetkinlikle buluşturacak olan proje, TUSAŞ’taki saha tecrübesini lisansüstü eğitim süreçlerine entegre ederek Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına ivme kazandıracak.
Türkiye’nin savunma sanayisi alanındaki atılımlarını akademik derinlikle taçlandırmayı hedefleyen Lisansüstü Eğitime Yönelik İş Birliği Protokolü, TUSAŞ’ın Kahramankazan’daki merkez yerleşkesinde düzenlenen törenle imzalandı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ve aralarında Yıldız Teknik Üniversitesi’nin de bulunduğu 9 üniversiteyi bir araya getiren stratejik hamle, üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemi başlattı. İmza töreninde akademi ile sanayi arasındaki duvarların kaldırılarak bilginin teknolojiye, tecrübenin ise akademik birikime dönüşeceği vurgulandı.
Protokol kapsamında, TUSAŞ bünyesindeki mühendislerin şirket içi eğitimleri akademik krediye dönüştürülecek, TUSAŞ’ın uzman personeli üniversitelerde eğitmen olarak ders verebilecek ve lisansüstü tezler doğrudan savunma sanayiinin çözüm bekleyen problemlerine odaklanacak.
“Üniversite-Sanayi İş Birliğinde Paradigma Değişimi”
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, törende yaptığı konuşmada, imzalanan protokolün üniversite-sanayi iş birliğinde bir paradigma değişimini temsil ettiğini söyledi. TUSAŞ bünyesindeki teknik bilgi birikiminin üniversitelerin akademik yetkinliğiyle bütünleşmesinin önemine değinen Görgün, “Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki Savunma Sanayii Başkanlığı olarak bizler, üniversite-sanayi iş birliğini uzun vadeli bir yetkinlik ekosistemi olarak ele alıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda Yükseköğretim Kurulu ile stratejik düzeyde ve yoğun bir iş birliği içerisinde çalışıyor, savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını sistematik, planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu sistem sayesinde artık akademi ve sanayi yalnızca birbirine yaklaşan olmaktan öte, birlikte gelişen ve birlikte üreten iki stratejik odak haline gelmektedir” dedi.
İmzalanan protokolle devreye alınan Savunma Sanayiinde İşletme Tezsiz Yüksek Lisans Programı’nın da sektör açısından önemli bir kilometre taşı olduğuna işaret eden Haluk Görgün, “Programımız, stratejik yönetimden uluslararası savunma politikalarına, üretim ve tedarik zinciri planlamalarından finansal yönetime kadar geniş bir spektrumu kapsamaktadır. En önemlisi, akademik teoriyi sahadaki uygulamayla buluşturan, vaka analizleriyle zenginleşen, mentorluk ve proje temelli öğrenme yaklaşımını içeren entegre bir modeldir. Biz bu modeli, Savunma Sanayii Akademimizin sektörel sertifikalarıyla da destekleyerek sektörel karar alma süreçlerine stratejik katkı sağlayacak liderler yetiştiren bir yapı olarak konumlandırıyoruz” diye konuştu.
“Bağımsızlık ve Kalkınma İçin Stratejik Köprü Kuruyoruz”
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise üniversiteler ile stratejik sektörler arasında kurulan bu mekanizmanın Türkiye'nin kalkınma hedefleri açısından hayati önem taşıdığını belirtti. İmzalanan protokolle savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten Erol Özvar, “Üniversitelerimiz ile savunma sanayimiz arasında kurulan bu güçlü köprü, ülkemizin bağımsızlık ve kalkınma hedeflerine büyük bir güç katacaktır” dedi.
YÖK Başkanı Özvar, TUSAŞ'ta görev yapan uzman personelin lisans ve lisansüstü programlarda eğitmen olarak görevlendirilmesinin bilgi ve teknoloji transferini daha sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturacağını ifade ederek, “TUSAŞ'ta görev yapan uzman personelin lisans ve lisansüstü programlarda ya da kredilendirilecek mesleki-teknik eğitimlerde eğitmen olarak görevlendirilmesi, ayrıca TUSAŞ'ın ihtiyaçlarını karşılamak ve akademik gelişimi desteklemek amacıyla tezli-tezsiz yüksek lisans ile doktora programlarının oluşturulup yürütülmesi için ortak çalışmalar yapılması protokolümüzün hedefleri arasındadır” diye konuştu.
Erol Özvar, protokole dahil üniversiteler üzerinden yürütülecek lisansüstü eğitim faaliyetleriyle savunma sanayisi ile yükseköğretim kurumları arasındaki bilgi ve teknoloji transferinin daha sistemli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini ifade etti.
“Gençliğin Dinamizmini ve Tecrübesini Harmanlıyoruz”
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu da TUSAŞ ailesinin akademik çalışmalarını kolaylaştıracak adımları ilgili kurum ve kuruluşlarla attıklarını söyledi. Demiroğlu, “Lisansüstü eğitim iş birliği protokolünde mühendislerimiz, şirketimiz çatısı altında alacakları eğitimleri 9 saygın üniversitemizin lisansüstü programlarında kredi bazında yükseltebilecek. Ayrıca şirketimizin ihtiyaçlarına binaen yüksek lisans ve doktora programlarını da üniversitelerimizle beraber oluşturacağız” ifadelerini kullandı.
Mehmet Demiroğlu, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirecek bir diğer adımın ise bu protokolle imkan tanınan TUSAŞ mühendislerinin lisans ve lisansüstü derslerde eğitmen olarak görevlendirilmesi olduğuna değinerek, “Sağlanacak bu tür teşviklerin yanı sıra sunulacak tezler vesilesiyle sahada mevcut problemlerin çözüme kavuşacak olmasının da bu iş birliğimizin önemli bir diğer katkısı olarak görüyoruz” dedi.
TUSAŞ'ta gençliğin dinamizmi ve tecrübeyi harmanlamayı bir şirket politikası olarak gördüklerini ifade eden Demiroğlu, çalışan 16 bin kişinin tamamının kurumsal iç eğitimlerden geçtiğini sözlerine ekledi.
Demiroğlu, “Çalışanlarımızın gelişimine katkı sağlamak amacıyla yürüttüğümüz lift up programları, çalışanlarımızın bitirme projelerini ve yüksek lisans/doktora tezlerini şirketimizde yapmalarına da olanak sağlıyor. Sadece 2025 yılında 88 farklı üniversiteden 1186 öğrencimiz, 363 konuda, 363 farklı projede çalışma fırsatı buldular” bilgisini paylaştı.
Konuşmaların ardından, YÖK, SSB, TUSAŞ ve 9 üniversite arasında lisansüstü eğitime yönelik iş birliği protokolü başta olmak üzere çeşitli iş birliği anlaşmaları imzalandı.
“Ülkemizin Bağımsızlık ve Kalkınma Hedeflerine Güçlü Katkılar Sunacağız”
Protokolün paydaşlarından biri olan Yıldız Teknik Üniversitesi adına törene katılan ve imza atan YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede şu görüşlere yer verdi:
“Savunma sanayisinde üniversite–sanayi iş birliğini güçlendirecek önemli bir adım daha attık. YÖK, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve TUSAŞ ile birlikte; YTÜ’nün de aralarında bulunduğu 9 üniversitenin iştirakiyle Lisansüstü Eğitime Yönelik İş Birliği Protokolünü imzaladık. Bu protokol ile lisansüstü öğrencilerimiz, akademik bilgi birikimlerini savunma sanayiimizin kritik projeleriyle doğrudan temas ederek geliştirme imkânı bulacak. Ortaya koyduğumuz bu iş birliği modeli, bilgi ve teknoloji transferini daha sistematik ve sürdürülebilir bir zemine taşırken; akademi ile sanayinin birlikte üreten, birlikte gelişen iki stratejik yapı olarak ilerlemesine katkı sağlayacak. Üniversite–sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapısını aralayan bu protokolün, ülkemizin bağımsızlık ve kalkınma hedeflerine güçlü katkılar sunacağına inanıyorum. Araştırma üniversitesi kimliğimizle, savunma sanayiimizin ihtiyaç duyduğu projelerin geliştirilmesinde ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde önümüzdeki süreçte daha etkin bir sorumluluk üstleneceğiz.”