Yıldız Teknik Üniversitesi’nin paydaşlığında, Halkbank ev sahipliğinde gerçekleşen Dünyamızı Şarj Edelim Zirvesi’nde elektrikli ulaşımın geleceği ve şarj altyapıları, akademi ve finans sektörünün ortak bakış açısıyla değerlendirildi.
Türkiye’de elektrikli ulaşım ekosisteminin yol haritasını belirlemek amacıyla düzenlenen Dünyamızı Şarj Edelim Zirvesi’nin ikincisi Halkbank’ın ev sahipliğinde İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin (YTÜ) akademik vizyonu ile finans sektörünün gücünü birleştiren zirve, kamu, özel sektör ve üniversite temsilcilerini ortak bir platformda buluşturdu. Etkinlikte, elektrikli araç teknolojileri, şarj altyapısındaki dönüşüm ve bu süreci destekleyen yeni nesil finansal çözümler masaya yatırıldı.
Sektörel projeksiyonların paylaşıldığı zirvede, Türkiye’nin elektrikli araç pazarındaki büyüme potansiyeline dikkat çekildi. 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla 350 bin seviyesinde olan elektrikli araç sayısının, 2030 yılında yaklaşık 1,7 milyona ulaşmasının beklendiği ifade edilirken, bu büyümeye paralel olarak şarj soketi sayısının da 150 bini aşacağı öngörüldü. Zirvede, Halkbank’ın geliştirdiği ve POS cihazlarıyla entegre çalışan Paraf Şarj ödeme sisteminin, kullanıcı deneyimini kolaylaştırarak ekosisteme sağladığı katkılar üzerinde duruldu.
“Bugünün Çözümleri Yetmiyor, Geleceğin Teknolojisini Üretmeliyiz”
Zirvede konuşan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, üniversitelerin sadece eğitim veren kurumlar değil, geleceğin teknolojisini inşa eden merkezler olması gerektiğine işaret etti. “Geleceğimizi Şarj Edelim” mottosunun bir tercihten öte zorunluluk olduğunu belirten Prof. Dr. Debik, “Artık yalnızca bugüne uygun çözümler yetmiyor. Geleceğe uygun teknolojileri geliştirmemiz gerekiyor. Bunun yolu da akademi ile sektörün planlı ve sonuç odaklı iş birliğinden geçiyor.” dedi. Türkiye’nin enerji üretiminde yüzde 70’ler seviyesinde yerlilik oranına ulaştığını hatırlatan Debik, asıl hedefin teknolojiyi yerli olarak üretmek olduğunu vurguladı. Batarya teknolojilerinin önemine değinen Rektör Debik, “Daha uzun menzil ve hızlı şarj gibi konular, ancak güçlü bir Ar-Ge ekosistemiyle ileri taşınabilir.” şeklinde konuştu.
YTÜ’nün girişimci ve yenilikçi yapısına dikkat çeken Prof. Dr. Eyüp Debik, üniversitenin mühendislik alanında dünya genelinde ilk 262 üniversite arasında yer aldığını ve hedeflerinin ilk 100 olduğunu belirtti. Kampüste yürütülen çalışmalardan örnekler veren Debik, şunları kaydetti: “Temiz Enerji Teknolojileri Enstitümüz bünyesinde hidrojen ve batarya gibi stratejik alanlarda 43 milyon TL büyüklüğünde projeler yürütüyoruz. Teknoparkımızda faaliyet gösteren firmalarımız, yapay zekâ destekli enerji optimizasyonu ve araçların birbirini şarj edebildiği teknolojiler üzerinde çalışıyor.”
Öğrenci kulüplerinin başarılarına da bir parantez açan Prof. Dr. Debik, Alternatif Enerjili Sistemler Kulübü (AESK), Rüzgar Enerjisi Kulübü ve Hidrojen Teknolojileri Kulübü (HİDTEK) gibi takımların otonom araçlardan insansız deniz platformlarına kadar pek çok alanda dünya çapında dereceler elde ettiğini hatırlattı. Rektör Debik, sektör ve akademi arasındaki zamanlama farkına vurgu yaparak, “Sektör çoğu zaman kısa vadede çözüm bekler, oysa Ar-Ge süreci yıllar alır. 5G örneğinde olduğu gibi, teknolojiyi yarın kullanmak istiyorsak araştırmasına bugünden başlamalıyız. Sektör ile akademi arasında doğru bir denge noktası oluşturmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.
“Elektrikli Mobilite Bir Enerji Dönüşüm Aracıdır”
Elektrikli dönüşümün finansal boyutunu ele alan Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ise bankacılık sektörünün bu sürecin tam merkezinde yer aldığını belirtti. 2026 yılında dönüşümün hızlanarak devam edeceğini öngördüklerini söyleyen Arslan, “Bir ülkede elektrikli mobiliteyi mümkün kılan unsur, yalnızca araç çeşitliliği değil; o araçların ülkenin her noktasında güvenli ve erişilebilir biçimde şarj edilebilmesidir.” dedi. Şarj altyapısının uzun vadeli finansman gerektiren bir yatırım alanı olduğunu ifade eden Arslan, elektrikli araçların sadece bir ulaşım vasıtası değil, aynı zamanda bir enerji dönüşüm aracı olduğuna dikkat çekti.
Artan şarj ihtiyacının yenilenebilir enerji yatırımlarını tetiklediğini vurgulayan Osman Arslan, “Elektrikli mobilite; iklim politikaları, cari denge ve enerji güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir. Bankacılık sektörü de bu zincirin merkezinde yer alarak, ülkemizin enerji dönüşümünü ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini finanse etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Akademi ve Sektör Temsilcileri Aynı Masada
Moderatörlüğünü Uzman Dr. Sinan İbiş’in üstlendiği zirveye, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dr. İsmail İlhan Hatipoğlu, İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş ve EPİAŞ Genel Müdürü Taha Meli Arvas ile sektör temsilcileri katıldı.
Etkinliğin paneller bölümünde, şarj altyapısında öne çıkacak teknolojik yenilikler, afet durumlarında elektrikli ulaşım sistemlerinin rolü ve çevre dostu finansal ürünlerin dönüşümü detaylı bir şekilde ele alındı.
Zirve, üniversite-sektör iş birliklerinin enerji bağımsızlığına sunacağı katkıların değerlendirilmesiyle sona erdi.