YTÜ’lü bilim insanları, rahim ağzı kanserini karşı ilaç etken maddesi geliştirdi
Yıldız Teknik Üniversitesi araştırmacıları, rahim ağzı kanseri hücrelerini laboratuvar ortamında yok etmeyi başaran yeni bir ilaç etken maddesi geliştirdi. Kemoterapinin ağır yan etkilerini azaltma hedefiyle sentezlenen ve uluslararası patent alan bileşik için hayvan deneyleri süreci başlayacak.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her yıl dünya genelinde 660 binden fazla, Türkiye'de ise 2 bin 500'ü aşkın kadını etkileyen ve küresel çapta 350 bini aşkın can kaybına yol açan rahim ağzı kanserinin tedavisine yönelik Türkiye’den önemli bir bilimsel adım atıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mevlüde Canlıca liderliğindeki araştırma ekibi, kanserli hücreleri doğrudan hedef alan yeni bir etken madde sentezledi.
75 yıllık "HeLa" hücrelerinde başarı
Laboratuvar ortamında yürütülen çalışmalarla geliştirilen yeşil renkli saf bileşik, tıp dünyasının en dayanıklı kanser formlarından biri üzerinde test edildi. 1951 yılında Henrietta Lacks’tan alınan ve dünya genelinde bilimsel araştırmalarda kullanılan ölümsüz "HeLa" rahim ağzı kanseri hücreleri üzerinde yapılan laboratuvar testlerinde (in vitro) yeni formülün kanserli yapıları başarılı şekilde imha ettiği raporlandı.
"Nihai hedefimiz hastanın yaşam kalitesini artırmak"
Çalışmanın detaylarına ilişkin Habertürk ekranlarında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mevlüde Canlıca, sentezlenen saf maddenin onkoloji alanındaki en büyük sorunlardan biri olan ağır yan etkileri ortadan kaldırmaya aday olduğunu belirtti.
"Mevcut kemoterapi yöntemlerinde kanserli hücreler yok edilirken, sağlıklı dokuların da zarar görmesi nedeniyle hastalarda ağır komplikasyonlar yaşanabiliyor" diyen Canlıca, ürettikleri ve uluslararası patentini aldıkları yeni bileşiğin laboratuvar ortamında kanserli hücreleri başarıyla inhibe ettiğini ifade etti.
Etken maddenin gelecekteki kullanım formuna dair öngörülerini de paylaşan Canlıca, şunları vurguladı:
"Nihai hedefimiz, bu etken maddeyi klinik aşamalara taşıyarak, kanser ilaçlarının yol açtığı mide bulantısı, kusma veya kalp yorgunluğu gibi istenmeyen durumları en aza indirmek. Hastamızın tedavi seansının ardından günlük yaşamına çok daha konforlu şekilde devam edebilmesini amaçlıyoruz. İlacımızın en kısa sürede üretime geçerek kanser hastalarımıza umut olmasını temenni ediyorum."
Sırada hayvan deneyleri var
Hücre kültürü testlerinden başarıyla geçen yerli ilaç etken maddesinin ticari bir ilaca dönüşebilmesi için bilimsel prosedürler devam ediyor. Uluslararası patent koruması altındaki molekülün, önümüzdeki süreçte in vivo (canlı içi) hayvan deneyleri gerçekleştirilecek. Bu aşamadan elde edilecek güvenlik ve etkinlik raporlarının ardından, insanlı klinik deneme (Faz) süreçlerine geçilmesi planlanıyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi olarak, insanlık ve tıp dünyası için büyük umut taşıyan bu vizyoner çalışmaya imza atan Prof. Dr. Mevlüde Canlıca ile değerli araştırma ekibini yürekten kutluyor, projenin klinik aşamalarında ve gelecekteki tüm bilimsel hedeflerinde başarılarının devamını diliyoruz.