Veriden etkiye araştırmanın geleceği Yıldız’da konuşuldu
Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde, Elsevier iş birliğiyle 18 Haziran’da YTÜ Davutpaşa Kampüsü Tarihi Hamam Kültür Merkezi’nde düzenlenen Tomorrow Today in Research 2026 Türkiye etkinliği akademik araştırmaların geleceğini dijitalleşme ve yapay zekâ ekseninde ele aldı.
Bölgesel akademik konferansların en prestijli serilerinden biri olan Tomorrow Today in Research (TTIR) 2026, bu yılki “Veriden Etkiye: Dijital Dönüşümle Araştırma Ekosistemini Yeniden Tasarlamak” temasıyla, küresel akademik mükemmelliğin geleceğini şekillendiren yapay zekâ, veri analitiği ve stratejik iş birliklerini ele almak üzere akademisyenleri, üniversite yöneticilerini ve araştırma uzmanlarını ortak bir platformda buluşturdu. Yoğun bir gündemle süren programda, dijitalleşmenin ve yapay zekâ teknolojilerinin bilimsel araştırma dünyasını nasıl yeniden şekillendirdiği derinlemesine incelendi.

"Yüksek etkili yayınları teşvik ederek akademik performansta niteliği önceliyoruz"
Günün açılış konuşmasını gerçekleştiren YTÜ Araştırma ve Planlamadan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güleda Engin, üniversitenin son dönemde hayata geçirdiği veri odaklı dönüşüm hamlesini katılımcılarla paylaştı. Yapılan çalışmaların stratejik arka planına değinen Engin, kurumsal ilerlemenin temel faktörlerini detaylandırdı.
Prof. Dr. Güleda Engin, üniversite bünyesinde birbirinden bağımsız faaliyet gösteren yazılımların tek bir veri omurgasında bütünleştirildiğini ve kanıta dayalı, şeffaf bir karar altyapısı oluşturulduğunu aktardı.
Sürecin yönetimini yeni kurulan bir koordinatörlüğün üstlendiğini belirten Engin, "Kurumsal veriyi merkezi bir sistemde toplayarak izlenebilir bir yapı kurduk. Bu altyapı sayesinde stratejik kararlarımızı tamamen somut verilere dayandırıyoruz." dedi.
Akademik değerlendirme kriterlerinde köklü bir anlayış değişikliğine gidildiğinin altını çizen Engin, niceliksel yoğunluk yerine niteliksel derinliğe odaklandıklarını ifade etti.
Teşvik ve akademik yükseltme süreçlerinde yüksek etkili yayınların ana kriter haline geldiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Disiplinler arası araştırma gruplarımız, genişleyen bütçemiz ve uluslararası proje kültürümüzle araştırma kapasitemizi üst seviyeye taşıyoruz. Kurduğumuz bu sağlam altyapıyı sınır ötesi iş birlikleri, nitelikli yetenek çekimi ve yüksek patent performansıyla birleştirerek küresel erişim ağımızı güçlendirmekteyiz."
Küresel sıralamalarda hızlı yükseliş
YTÜ’nün uygulamaya koyduğu veri odaklı akademik stratejinin somut başarıları, uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarının raporlarına yansıdı. Kısa süre önce ilan edilen QS 2027 Dünya Üniversite Sıralaması verilerine göre Yıldız Teknik Üniversitesi, bu yıl 102 basamak birden yükselerek dünya genelinde 634. sıraya yerleşti. Son iki yıllık süreç incelendiğinde, 851-900 bandından önce 731-740 bandına, ardından da 634. sıraya tırmanan üniversite, son 2 yılda toplam 242 basamaklık bir yükseliş grafiği sergiledi. Üniversitenin bu başarısı diğer küresel endekslerde de kendini gösterdi. Times Higher Education sıralamasında 2022 yılında 1001+ bandında yer alan YTÜ, 2026 yılı itibarıyla 601-800 bandına yükselme başarısı gösterdi. Üniversite aynı zamanda yeşil kampüs ve sürdürülebilirlik kriterlerini inceleyen GreenMetric platformunda dünyada 48., Türkiye'de ise 2. sıradaki yerini korudu.

Günün diğer sunumları
Etkinliğin sabah oturumlarında söz alan Elsevier Analitik ve Veri Hizmetleri İş Geliştirme Direktörü Başak Candemir, yükseköğretim kurumlarının bölgesel kalkınma ve dönüşüm süreçlerindeki değişen rollerini ele aldı.
Erciyes Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Gökmen Zararsız veri odaklı araştırma yönetiminin kurumsal dinamiklerini aktarırken, İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi ve veri bilimi uzmanı Harun Elkıran ise üretken yapay zekânın bilimsel araştırma süreçlerine getirdiği yenilikleri ve etkileri paylaştı.
Öğleden sonraki oturumlarda ise Bahçeşehir Üniversitesi Araştırma Dekanı Dr. Nil Girgin, SciVal ve Pure sistemlerine dayalı araştırma yönetişimi modellerini anlatırken, Elsevier temsilcisi Yasemin Solay, akademik değerlendirme, terfi ve kadro tahsisi süreçlerinin dijitalleşme evrelerini katılımcılara aktardı.
Akademik güvenilirlik ve halüsinasyon riski
Programın en geniş kapsamlı bölümünü, YTÜ Rektör Danışmanı Doç. Dr. Ümit Güneş'in moderatörlüğünü üstlendiği “Akademik Araştırmanın Geleceği: Yapay Zekâ ve Sürdürülebilirlik” başlıklı panel oluşturdu. Panele konuşmacı olarak İstanbul Üniversitesi Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. Bilge Gökçen Röhlig, İstanbul Teknik Üniversitesi Bilişim Enstitüsü Program Koordinatörü Doç. Dr. Süha Tuna ve İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam katıldı.
Oturumda, yapay zekâ teknolojilerinin bilimsel araştırmalara kazandırdığı hızın yanı sıra akademik güvenilirlik ve sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri çok boyutlu olarak tartışıldı. Yapay zekâ modellerinin hatalı veya uydurma bilgi üretme (halüsinasyon) eğilimleri, sahte kaynak yaratma riskleri ve bu durumların araştırmacılar ile öğrenciler üzerindeki yanıltıcı etkileri ele alındı. Uzmanlar, bilim insanlarının bu tür teknik hatalardan korunma yollarını ve üretilen kaynakların yine teknolojik araçlarla doğrulanma imkanlarını masaya yatırdı.
Eğitim boyutunda eleştirel düşünme ve kaynak doğrulama becerilerinin önceliklendirilmesi gerektiği ifade edilirken, öğrencilerin kendi bilişsel yeteneklerini kaybetmeden bu teknolojilerden yararlanmasının yöntemleri konuşuldu. Diş hekimliği gibi doğrudan insan sağlığını ilgilendiren ve hata payı bulunmayan disiplinlerde, yapay zekâ destekli tanı sistemlerinin sunduğu avantajlar ile olası risk faktörlerinin nasıl dengeleneceği tartışıldı.
Panelin kurumsal politika ve sürdürülebilirlik ekseninde ise büyük yapay zekâ modellerinin yüksek enerji ve işlem maliyetleri incelenerek, daha küçük ve optimize edilmiş modellerin sürdürülebilir bir alternatif olup olamayacağı değerlendirildi. Üniversitelerin bu teknolojileri yasaklamak yerine sorumlu ve etik bir çerçevede yönlendirmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca akademik teşvik sistemlerinin nicelikten niteliğe evrilmesi gerektiği hatırlatılarak, gelişmiş yapay zekâ araçlarına erişimde kurumlar arasında yaşanabilecek eşitsizliklerin bilim dünyasında yeni bir uçurum yaratma riski taşıdığına dikkat çekildi.