PROJELER
Deep Learning Advancement for Image Guided Classification: Applied to Gynecology

Kadınların doğurganlık yıllarında sıklıkla rastlanan, leimyom veya fibroid olarak da adlandırılan rahim miyomları; rahimdeki düz kas hücrelerinden kaynaklanan, hormon duyarlılığına sahip semptomatik jinekolojik tümörlerdir...

Proje Yürütücüsü: Dr. Bilgin Keserci

Proje Ekibi: Bursiyerler; Emine Akpınar, Onur Can Bayrak

Kadınların doğurganlık yıllarında sıklıkla rastlanan, leimyom veya fibroid olarak da adlandırılan rahim miyomları; rahimdeki düz kas hücrelerinden kaynaklanan, hormon duyarlılığına sahip semptomatik jinekolojik tümörlerdir. Kadınlarda yaygın görülen diğer bir jinekolojik hastalık olan adenomyozis ise rahim zarının (endometriyum) rahim kasına (miyometriyum) doğru büyümesi olarak tanımlanabilmektedir.

Kısırlık, ağır ve düzensiz adet kanaması, karın ağrısı, idrar yolu ve/veya ince bağırsak sıkışması, vb. semptomlara sebep olabilen bu iki durumdan dolayı hastaların yaşam kalitesi ciddi oranda düşmektedir.

Hastaların tedavisi için miyomektomi ve histerektomi gibi invaziv, uterin arter embolizasyonu gibi minimal invaziv, gonadotropin salgılayıcı hormon tedavisi ve yüksek yoğunlukta odaklayıcı ultrason (HIFU: High Intensity Focused Ultrasound) gibi invaziv olmayan yöntemler uygulanmaktadır.

İnvaziv yöntemlerde; histerektomide kesin doğurganlık kaybı meydana gelmesi, miyomektomide ise doğurganlık fonksiyonlarının etkilenebilmesiyle birlikte tümör oluşumunun tekrarlanması ihtimali mevcuttur. Bu iki operasyonun ortak özelliği, tedavi sonrasında hasta konforunun düşük olması ve iyileşme sürecinin birkaç ay sürmesi sebebiyle gündelik yaşama dönüşün zor olmasıdır.

Minimal invaziv yöntemlerden olan uterin arter embolizasyonu ise tedavi aşamasının sancılı olması, tedavi sonrasında ağrı, ateş, lökositoz, vb. semptomların gelişebilmesi ve hastalığın tekrarlanabilme ihtimallerini taşıdığından dolayı kesin bir tedavi yöntemi değildir. İnvaziv olmayan yöntemlerden olan gonadotropin salgılayıcı hormon tedavisi; uzun süreli bir tedavidir. İnvaziv ve invaziv olmayan tedavilere yardımcı görevi üstlenmektedir. Tedavi sonucunda menopoz benzeri semptomların, kemik kaybının ve semptomların tekrar oluşabilmesi risklerini bünyesinde barındırmaktadır.

İnvaziv olmayan bir diğer yöntem ise HIFU terapisidir. Ultrason dalgaları kullanılarak gerçekleştirilen bu tedavide; odaklanan dokunun ısıtılarak, hastalıklı hücrelerin nekrozu sağlanan bölgelerde kan dolaşımı

durdurulmaktadır. Tedaviden sonraki aylarda hastalıklı bölgeler dolaşım sistemi tarafından vücuttan uzaklaştırılarak hem hastalıklı dokunun küçülmesi hem de semptomların azalması sağlanmaktadır.

Operasyon süresinde ve operasyon sonrasında semptom gelişme ihtimali diğer tedavilere göre çok daha az olmanın yanısıra, tedaviden sonra hasta aynı gün içerisinde gündelik hayatına devam edebilmektedir. Bu sebeple hastanın yaşam kalitesini düşürmeyen bir tedavi seçeneğidir.

MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) veya ultrason rehberliğinde gerçekleştirilen bu tedavide, hem tedavi öncesi hem tedavi aşaması hem de tedavi sonrasındaki hasta takibinde yüksek görüntüleme avantajı olan ve kullanılan farklı MR parametrelerin gözlemlenebildiği MRG kullanılmaktadır. HIFU terapisinin MRG rehberliğinde gerçekleştirilmesi MRgHIFU olarak isimlendirilmektedir.

Proje bünyesinde; istatistiksel analiz, medikal görüntü işleme, yapay zeka, makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin çalışabileceği bir sistem geliştirmek amacıyla; rahim miyomuna veya adenomyozisine sahip hastaların MRgHIFU terapisine uygunluğunun belirlenmesi ve terapi sonucu ile zamansal etkisinin tahmin edilmesine dair çalışmalar yürütülmektedir.