MANŞETLER
Sergi: Lütfü Kaplanoğlu-Kodlar

Üniversitemiz Sanat ve Tasarım Fakültesi Sanat Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Lütfü KAPLANOĞLU’nun kişisel sergisi ‘Kodlar’ Davutpaşa Kampüsümüzde yer alan Tarihi Hamam’da kapılarını sanatseverlere açtı.

“Eserlerim, her bir anını hissettiğim hikayelerle, şahit olduğum veya dinlediğim olaylarla örüntülüdür.”

Sergi açılışında konuşan Doç. Dr. Lütfü Kaplanoğlu düşüncelerini şöyle ifade etti:

“Bu sergi benim 19. kişisel sergim. Çocukluğumdan beri yaşanan hikayelere, yaşanmış gerçeklere ve tarihsel olaylara karşı bir ilgim vardı ve lisans, lisansüstü ve doktora aşamalarında hepsinde de bu izler üzerine çalışmalar yaptım ve çalışmalarımı Anadolu’daki geçmiş kültürlerle, yaşanmış kodlarla alakalandırarak eserlerimi zenginleştirmeye çalıştım. Bu çalışmalarda o öğeleri direk olmasa da bazen gizli bazen örtülü olarak vermeye çalıştım. Dolayısıyla eserlerim, her bir anını hissettiğim hikayelerle, şahit olduğum veya dinlediğim olaylarla örüntülüdür. Bu bağlamda normalde size her ne kadar anlatmaya çalışsam da aslında feryadımı iki boyutlu düzlemde, sanal üç boyutlu anlattığım türlerde vermeye çalıştım.”

Serginin Küratörlüğünü yapan aynı zamanda Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı olan Doç. Dr. Mehmet Emin KAHRAMAN konuşmalarında; “Böyle bir organizasyonda yer almaktan ve tabi ki hocamızın küratörlüğünü yapmaktan da gurur duydum. Böyle 200 yıllık bir binada, binlerce kodun şifrelendiği bir yapıda yine kodlarla ilgili bir sergi açmak açıkçası beni çok heyecanlandırmıştı, bu heyecanı da serginin teknikleriyle veya eserleri yerleştirmekle oluşturmaya çalıştık.” Dedi.

Yıldız Teknik Üniversitesinin kodlarından bir tanesi de “Sanat”

Rektörümüz Prof. Dr. Tamer YILMAZ ise “Değerli arkadaşlar, Yıldız Teknik Üniversitesi 110 yıllık bir üniversite, teknik bir üniversiteyiz, araştırma üniversitesiyiz” diyerek başladığı konuşmasında sözlerine şöyle devam etti.

“Kendimizi tarif ederken, tanımlarken, aktarırken kullandığımız kodlar bunlar. Ama artık Yıldız Teknik Üniversitesinin kodlarından bir tanesinin de “sanat” olması taraftarıyız; bunun için çabalıyoruz. Güçlü bir Sanat ve Tasarım Fakültemiz var, bu bizim için çok önemli bir kaynak. Sanat ve Tasarım Fakültemizde güçlü sanatçılar var. Bu serginin açılışını pandemi koşullarında belki biraz erteleyebilirdik, ama o kadar çok ihtiyacımız var ki sanata, bunu bir gün daha bir ay daha ertelemeyelim istedik, ısrarım ondandı. İyi ki böyle bir şey yapmışız, bugün tüm gün boyunca sanat konuştuk, tarih konuştuk, muhteşem eserleri inceledik; 2 hafta boyunca burası sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.”

Sergi açılışına katılım gösteren İl Milli Eğitim Müdürü Levent YAZICI da konuşmalarında, “Ziyaretimiz hem sanattan yararlanmak, tabii ki eserleri birlikte incelemek, hem de üniversitemizin bu güzel gününe, mutluluğuna iştirak etmekti. Ben sanatçılarımızı tebrik ediyorum. Her zaman bu salonun sanatla ve eserlerle dolu olmasını diliyorum ve tekrar tebrik ediyorum” dedi.

13-27 Nisan tarihlerinde, saat 10.00-15.30 arasında ziyaret edilebilecek olan sergi çevrim içi olarak da ziyarete açık olacaktır.

Haber: YTÜ İletişim Koordinatörlüğü

“Kodlar”

Lütfü KAPLANOĞLU

13-27 Nisan 2021

Tarihi Hamam – YTÜ Davutpaşa Kampüsü

https://www.artsteps.com/view/606b665aa5d42952f92e723f?currentUser

  

  

MANİFESTO

13,5 milyar yıl önce yaşandığı iddia edilen büyük patlamanın ardından mikroorganizmaların varlığıyla başlayan yaşam, canlıların çeşitlenmesiyle birlikte milyonlarca yıldır kesintisiz devam ediyor. Her canlı kendine has özelliğiyle doğada yaşamını sürdürürken edindiği bilgilerin genetiğine işlendiği ve sonraki kuşaklara iletildiği bilinir, fakat çevreye uyum sağlamak için yeni özelliklere de sahip olunur. Mesele bir hayvanın avcılığı yavrusuna öğretmesi veya bitkinin farklı iklim koşuluna taşındığında yeni ortama uyum sağlaması gibi canlılar doğanın kodlarını genetiklerine işleyerek yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar. Doğa anayı oluşturan tüm canlılar hayatta kalabilmek ve bir arada yaşayabilmek için mevcut kodlara göre yaşamlarını sürdürürler. İnsanoğlu ise gözlemleyerek ve araştırarak doğadaki kodları çözmekte ve hayatta kalmaya çalışmıştır. Edindikleri bilgiler ise sonraki kuşaklara kültürel kodlara dönüşerek aktarılmıştır. Artık doğanın kodlarıyla birlikte kültürel kodlar da hayatımızda yer edindi ve doğadaki her kodun bir anlamı olduğu için şifrelenmiş bu kodları araştırarak çözmek bilim adamlarının görevi iken kültürel kodları çözmekte sosyal bilim alanındaki uzmanların görevlerine dönüştü. Çünkü kodlar bazen bir hastalığın şifası, bazen bir felaketin habercisi, bazen de bir toplumun özelliği olabilmiştir. Peki kodları çözümlenerek tüm bilgilere ulaşılabilecek mi? Her şeyi bilen insan ne yapmalıdır?

KODLAR II

Sanat, tanıklık edilen dünyanın içselleştirilen kodlarının sanatsal dille dışavurumudur. Bu bağlamda X ve Z kuşaklarının şahit olduğu dünyada görülen, okunan ve dinlenen bütün veriler bellekte harmanlanırken renk, biçim ve içerik olarak sanat alımlayıcılarıyla paylaşılan yeni bir dataya dönüşür. Bu data, Anadolu coğrafyasının tarihsel geçiş evrelerine tanıklık eden bir sanatçının duyarlılıklarının dışavurumudur.

Antika eşyaların betimlenmesiyle başlayan, Doğu-Batı sentezi çalışmaları ekseninde devam eden sembolist Anadolu konsepti, kültürel dinamikler olarak eserlere kaynaklık etmektedir. On altı yaşında savaşta gözünü kaybeden dedesi Gazi Mustafa’dan dinlediği hayat hikayelerinin etkisinde, yaşanan toprakların barındırdığı kültürel ve psikolojik durumlarını irdelemek, bellekte yer alan Anadolu topraklarına has verilerin tür ve içeriğiyle ilintili olduğu gerçeğini ortaya koyar. Son dönem çalışmaları – Anadolu mitolojisinde önemli yeri olan-toprak, ağaç, su kültü ile oluşan resimlerden oluşturur. Aynı zamanda içinde mola verilen, sohbet edilen, olumlu ya da olumsuz hayata dair ortamlar, imgeler betimlenerek sanat izleyicisinin hislerini zorlayan hafızaların izleri sorgulanır. Zihnin son derece aktif olduğu, beynin bilinçli hareket etmesine, problem çözmesine ve hatırlamasına yardımcı olan “Rem” uykusu hali eserlerde sezgisel bir süreç haliyle dışa vurulur.

Kültürel kodların oluşturduğu kuşaklar arası hafıza sürçleri sanat alımlayıcılarıyla paylaşırken hissedilen yoğun duyguların etkisi izlenir. Dolayısıyla alımlayıcılar dışavurumcu/izlenimci bir anlayışla genelden özele, özelden genele seçilen soyutlanmış bir doğa oluşumunda köklerin izleri içindeki kaotik karmaşayla karşılaşırlar. Bu çalışmalarda geçmiş yaşamla bugünü birleştiren imgelem görünürlükleriyle datalar dünyasının depolandığı belleğin duru hali dışa vurulur.

REM uygusu evresinde beynin bilgileri ayırıp önemli olanları muhafaza ettiği alanın bir kısmı görselleştirirken yaşam içinde kodlanmış olan bütün hatıraların tekrar organize edildiği yaşam deneyimleri bilişsel, duyumsal, duygusal halleri sorgulanarak oluşan anların ipuçları paylaşılır. Geçmiş yaşamla bugünü birleştiren imgelem görünürlükleriyle yapılan bu çalışmalarda, boyaların oluşturduğu katmanlar ya bir iz çağrışımı ya da biriktirilen anların, anlamına uygun bir mantıkta dışa vuran gerçekliğinin yansımalarıdır. Yaşam ve içselliğin sezgisel olarak harmanlandığı; hafıza ve düşünme biçimleri ekseninde var olma göstergelerini doğanın gücüyle birleştirerek; insanın varoluşunun çok katmanlı, derin datalarına şahitlik eder.

Lütfü KAPLANOĞLU Kimdir?

Erzurum doğumlu olan sanatçı, lisans ve lisansüstü eğitimlerini Atatürk Üniversitesinde tamamladı. Aynı üniversitede 1998 yılında Araştırma Görevlisi olarak başladığı akademisyenlik serüvenine 2012 yılında Yrd. Doç. Ve 2013 yılında da Doçent olarak görevine devam etti. 2014 yılında ise Atatürk Üniversitesinden ayrılarak Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Sanat Bölümü Bileşik Sanatlar Anasanat Dalında öğretim üyesi olarak başladı ve halen aynı anasanat dalında öğretim üyesi olarak görevine devam etmekte resim ve baskıresim derslerini yürütmektedir. Akademisyen kişiliği yanı sıra uluslararası ve ulusal kişisel sergiler ve çalıştaylar düzenledi, makaleler ve bildiriler yayınladı. 2016 Uluslararası Engravist Baskıresim Etkinlikleri topluluğunu kuran Kaplanoğlu sayısız çalıştaylar yürüttü ve Uluslararası Baskıresim Bienalini düzenledi.

Uluslararası ve Ulusal Kişisel Sergilerden Seçkiler

1998 – Vehip Atalay Sanat Galerisi, Erzurum

1998-Mazhar Zorlu Sanat Galerisi, İzmir

2000-RoyalResort Fuaye, Antalya

2009-Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonu, Erzurum

2011-“Doğu-Batı Sentezi” Çifte Minareli Medrese, Erzururum

2011-Syntlesis Basın Müzesi, İstanbul

20212-TheArts Project. London Ontorio, Kanada

2012-AnatolienExhibition, Gallerie Osremhuset Kopenhag, Danimarka

2013-Anatolia, Penguin Gallery, Malaga, İspanya

2013-“Sır” Resim Sergisi, Dks Gallery, İstanbul

2014-Araf, Dolmabahçe Sanat Galerisi, İstanbul

2016-Giz, Poppy Gallery, İstanbul

2017-Arf, Gravür Sergisi, Mod-Ada Sanat Galerisi, İstanbul

2018-‘”Hittite” Codes Resim ve Gravür Sergisi, Galeri Mod, İstanbul

2019-Codes of Hittite, Printmaking Exhibition La Salona, Claudad Real, İspanya

2020-“Rem” Galeri Soyut, Ankara

2020-“Anadolu” İAAF Sanat Fuarı Kişisel Stand, İstanbul

DİĞER MANŞETLER