MANŞETLER
2020-2021 Akademik Yılı Açılış Töreni

Üniversitemiz 2020-2021 Akademik Yılı Açılış Töreni, 2 Kasım Pazartesi günü Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Tören eş zamanlı olarak kurumsal sosyal medya hesaplarımızdan canlı olarak yayınlandı.

Akademik yıl açılış törenine ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk GÖRGÜN onur konuğu olarak katıldı. Rektörümüz Prof. Dr. Tamer YILMAZ, rektör yardımcılarımız, üniversitemiz mensuplarının yer aldığı tören, UNESCO Sanat ve Barış elçisi, Müzikolog, Mimar, Müzisyen, Neyzen Sayın Kudsi ERGUNER’in ney dinletisiyle başladı.

Mevlana Enstitüsü’nün de kurucusu olan ERGUNER Paris’ten sahnemize bağlanarak, “öncelikle tüm Türkiye öğrencilerine ve akademisyenlerine 2020-2021 akademik yılının başarılı ve kutlu olmasına diliyorum. Bu arada maalesef şu son dönemlerde yaşanan sıkıntılara ek olarak İzmir’de yaşanan deprem felaketini de üzüntüyle izliyor, ölenlere rahmet, yaralılara şifa, kalanlara sabır diliyorum, herkese geçmiş olsun” dedi. Sözlerine “Bildiğiniz gibi Mevlana hazretleri ve ney birbirinden ayrılmaz iki sembol;  Mevlana hazretleri  büyük mesnevisine  ‘bişnev’ yani ‘dinle’ kelimesi ile başlamıştı; böylelikle dinlemenin ne kadar önemli olduğunu vurgulayarak öğrenmenin de ilk kapısının, ilk penceresinin dinlemek olduğunun altını  çizmiştir. Mevlana ile ney arasındaki bu yakın ilişki dolayısıyla eskiden Mevleviler neyi sanki Mevlana’nın kendi sözleriymiş gibi dinlerlermiş, ben de bu vesileyle yapacağım kısa dinletiyle sizleri sanki Mevlana’nın sözleriymiş gibi dinlemeye davet ediyorum” diyerek dinletisini gerçekleştirdi.

“2020-2021 Akademik Yılı Hayırlı Olsun.”

Dinletinin ardından kürsüye gelen Rektörümüz Prof. Dr. Tamer YILMAZ konuklara, “Ülkemizin en köklü üniversitelerinden Yıldız Teknik Üniversitesi’nin yeni akademik yılının açılışını gerçekleştirmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz” diyerek başladığı konuşmasında sözlerine şöyle devam etti.

“2020-2021 Akademik Yılı Açılış törenine Hoşgeldiniz!

Bu gün 109 yıllık üniversitemizin yeni akademik yılını uzaktan karşılıyoruz. Ancak önümüzde ilham verici bir güz dönemi var. Geçen bahar, dünyanın bir anda nasıl değişebileceğinin somut bir göstergesiydi. Öngörülemeyen bir olay toplumun işleyişini hızla alt üst etti.

-"Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol", der Şemsi Tebrizi. "Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının, üstünden daha iyi olmayacağını?" Şems’in bu sözü, geleceği göremesek de, belirsizliklere karşı olumlu bir tutum takınmamız gerektiğini gösterirken, aynı zamanda -değişimin bir parçası olmayı -da hatırlatıyor bizlere.

Değerli akademisyenlerimiz, hızlı değişimler; değişimi yöneterek ve değişime aracılık ederek yakalanabilir. Yıldız Teknik Üniversitesi günümüzün en güçlü değişim aracılarından biridir. Üniversitemizin belirlediğimiz vizyonu, inşa etmek istediğimiz geleceği ve görmek istediğimiz bu değişimi tanımlıyor. “Yıldız Teknik Üniversitesi’ni ulusal ve uluslararası alanda öncü, ülkemizin milli kalkınma hamlesine katkı sağlayan,, küresel problemlerin çözümünde rol oynayan, yenilikçi ve proaktif, yeni nesil dijital çağa uygun donanım ve yetkinliklere sahip, bir üniversite haline dönüştürmek” bizim esas hedefimiz.

Değerli akademisyenlerimiz, her biriniz gerek altyapınız, gerek eğitim-öğretim süreçlerinde öğrencilerimizle paylaştığınız birikim ve araştırma geliştirme yetkinliklerinizle ülkemizin ve dünyanın sayılı hocaları, bilim insanları arasında yer alıyorsunuz.

Yıldız Teknik Üniversitesi sizlerle güçlü. Mezunlarımız sizlerden aldıkları mesleki eğitim sayesinde yetkinlikleriyle sektörün arananları arasında yer alıyor. Bilim insanı olarak entelektüel altyapınız ve yetkinliğiniz, dünyadaki tüm bilim insanlarıyla rekabet edecek düzeyde. Üniversitemize değer katmak, aynı vizyon doğrultusunda tek vücut olarak hedefimize ulaşmak, sadece yönetim kadrosunda görev alan bizlerin değil, öğrencisinden, akademisyenlerine, idari çalışanlarına, hepimizin sorumluluğunda. Ancak bu görev herkesten çok üniversitemizin esas entelektüel kaynağını oluşturan sizlerin sorumluluğunda.

Bu dönem aramıza yeni katılan öğrencilerimize, üniversitenin ne demek olduğunu anlatırken sadece sizlerin onlara yol göstererek sunabileceği bir tanım yaptık; “Üniversite” demek -bilginin ve gerçeğin peşinde durmadan koşmak demektir- Öğrenirseniz bilir, bilirseniz gerçeği fark eder ve bir kez fark ettiniz mi bir daha hep peşinden koşarsınız- dedik. Evet biz Yıldızlılar gerçeğe ve gerçeği tespit etmek için insanın aklının gücüne inanıyoruz. İnsanlığın iyileşmesi için de bu gerçekleri bilmenin gücünün farkındayız. Yıldız Teknik Üniversitesi hep bilginin gücü ile bugünlere geldi ve -siz değerli akademisyenler bilgi ile aramızdaki köprü oldunuz-.

Değerli arkadaşlar, Yıldız Teknik Üniversitesi öncelikle araştırma odaklı bir üniversitedir. Bu da bilginin sınırlarını zorlamak için daha çok koşturduğumuz anlamına gelir. Günümüzde bilim dünyasında fark yaratma, farklı paydaşlarla işbirlikleri yapmakla mümkündür. Multidisipliner yaklaşılmadıkça, bilimin tekil alanlarıyla büyük sosyal problemler, küresel önceliklerle ilgili zorluklar çözülemiyor. Dolayısıyla farklı disiplinlerden akademik uzmanlar arasında hem ulusal hem uluslararası anlamda kesintisiz işbirliği gerekli olduğu gibi problemin tespiti için de sanayiye yani problemin kaynağına dokunmak önemli. İşte bu farklı perspektiflerle birleştirilen çok disiplinli, geniş tabanlı ve sanayi-kamu işbirliğine dayalı araştırma kabiliyeti Yıldız Teknik Üniversitesi’ni güçlü kılan özelliklerdir.

Üniversitemiz ayrıca araştırmaya dayalı yüksek kaliteli eğitim ve öğretim yoluyla daha iyi bir dünya inşa etmeyi hedeflemektedir. Amacımız, mezunlarımıza küresel sorunları ele almaları ve bunları farklı perspektiflerden uzmanlarla çözmeleri için hem beceri hem cesaret sağlamaktır.

Lütfen unutulmasın ki, Kişinin uzmanı olduğu alanla derin aşinalığı dünyayı anlaması için de bir ön koşuldur. Bu da sıkı çalışma, azim ve zaman gerektirir. Bu azme ve disipline sahip olduğu gibi, eleştirel düşünebilen, yanlışları doğruya çevirmekten çekinmeyecek, değişimden korkmayan, dayanıklı, adaptasyon gücü yüksek öğrenciler yetiştirmek bizlerin yani sizlerin elinde.

Yıldız Teknik Üniversitesi, geleceğin karar vericilerini eğitmek için sağlam bir temele sahip. Ancak bu hedefe ulaşmak için toplumun desteğine de ihtiyacımız var. İnsanı ve toplumu anlamak, hayatın içinde olmak ve parçası olduğumuz kültürü anlamak kadar empati yapabilmemizi ve farklı perspektiflerden bakabilmemizi de gerektiriyor. Küresel bir soruna çözüm bulmak, küresel manada farklılıkları anlamaktan ve hoşgörüyle kabul etmekten de geçiyor.

Bilgi teknolojileri tabanlı ekonomilere ulaşmanın uluslararası rekabette olduğu kadar ulusal düzeydeki rekabette de önem kazandığı günümüz “DİJİTAL ÇAĞI”nda dünya hızla değişmekte. Bu bağlamda bilgi tabanlı ekonomilere erişmede en büyük rol sahibi yeni nesil üniversite, değişime en hızlı biçimde ayak uyduran, araştırmacı, dünyadaki yeniliklere ve önceliklere hakim, girişimci, üretken, kamu-sanayi işbirliğine açık, PROAKTİF üniversite olarak tanımlanabilir. “ARAŞTIRMA” artık laboratuvardan çıkarak sanayi-kamu ekseninde öncelikli ve kritik alanlar çerçevesinde taleplere göre yeniden şekilleniyor. Üniversitede üretilen ve rekabet gücünde önemli pay sahibi olan “BİLGİ”, teknoloji geliştirme bölgelerinde, kuluçka merkezlerinde kamu ve sanayinin ihtiyacı doğrultusunda ticarileşerek “ürüne” dönüşüyor. Dijital teknolojiler ve dönüşüm, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de milyonlarla ifade edilen sayıda işin kaybolmasına neden olduğu gibi daha da fazla sayıda yeni iş artışı potansiyelini beraberinde getiriyor. Bu bağlamda, otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerle birlikte sürdürülebilir büyümeyi sağlamak ve ülkenin rekabet gücüne katkı koymak için bu hızlı dönüşüm dalgasını yakalamak üniversiteler için son derece önemli. Zira dijital teknolojilerin benimsenmesi hem uygulamada hem de Ar-Ge anlamında ekonomik büyümenin en önemli faktörü olarak kabul ediliyor.

Ülkemizin kalkınma vizyonu, On Birinci Kalkınma Planında (2019-2023) “Daha fazla değer üreten, daha adil paylaşan, daha güçlü ve müreffeh Türkiye” olarak belirlenmiş ve bu vizyona bağlı hedefler, “İstikrarlı ve güçlü ekonomi; Rekabetçi üretim ve verimlilik; Nitelikli insan gücüne sahip toplum; Yaşanabilir Şehirler ve Sürdürülebilir Çevre; Hukuk devleti demokratikleşme ve iyi yönetişim” olarak sıralanmaktadır. Üniversitelerin bu hedefler doğrultusunda üzerlerine düşen rol ve sorumluluğu, “araştırma ve geliştirme, eğitim ve topluma fayda faaliyetleri” ile yerine getirmesi son derece önem arz etmektedir.

Bu çerçevede, üniversitemizde öncelikli alanlarda, güçlü bir Ar-Ge ve yenilik yaklaşımı benimsenerek, yaşadığımız dijital çağın tetikleyicisi olan kritik teknolojiler odağında araştırma geliştirme faaliyetleri ve eğitim programlarının gerçekleşmesi sağlanacaktır. Araştırma ve geliştirmenin, “ürün odaklı olarak” teknoloji transfer mekanizmaları sayesinde üniversite ile buluşan sanayi aracılığıyla tasarım, yatırım, üretim, pazarlama ve ihracat süreçlerinin tamamını içerecek şekilde gerçekleşmesi desteklenecek ve teşvik edilecektir. Üniversitenin laboratuvar altyapısının “kritik teknolojilere” yönelik Ar-Ge çalışmalarının ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi sağlanacaktır. Eğitim modelleri, günümüz gereksinimleri gözetilerek sanayi işbirliği odaklı olarak iyileştirilecek ve geliştirilecektir. Yıldız Teknik Üniversitesi, toplumun da çağa ayak uydurma anlamında gereksinim duyduğu “yaşam boyu öğrenme”, “girişimcilik” gibi alanlarda ihtiyaçlarını belirleyerek, derinliğini toplumun sürekli gelişmesi ve iyileşmesi için değerlendirecektir.

Değerli YTÜ Ailesi,

Şems’den sözedip Mevlana’ya varmamak olmaz. “Bilim üç şeyle elde edilir; zikreden dil, şükreden yürek, sabreden beden. Bilimsiz bir vücut susuz bir şehre benzer sonunda kuruyup gider. Vücudu ahlakla, kararlılık ve çabayla ayakta tutabilirsin” der Mevlana.

Değerli Yıldız Teknik Üniversitesi ailesi, gelin hep birlikte bilim ahlakımızla, kararlılık ve çabalarımızla üniversitemizin hedeflerine varmak için Yıldız Teknik Üniversitemizi hep beraber ayaklandıralım. Bizler, bu ilkeler doğrultusunda, “Adalet, Şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk” ilkelerinden hareketle, “gerçeklere ve fırsat eşitliğine dayalı, ulaşılabilir” bir yönetim anlayışıyla, sizlerin de desteğiyle var gücümüzle çalışarak, Yıldız Teknik Üniversitesi’ni hedeflerine ulaştıracağız.

2020-2021 Akademik yılı açılışımızın tüm akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını temenni ediyor hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”

Yeni Akademik Yılımızın Açılış Dersi Prof. Dr. Haluk GÖRGÜN’den “Savunma Sanayiinde Teknoloji ve İnovasyon Yönetimi”

Rektörümüzün açılış konuşmasının ardından tören, lisans ve yüksek lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde tamamlayan, doktora eğitiminden sonra üniversitemizde Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü, Rektör Yardımcılığı gibi birçok görevde bulunan Prof. Dr. Haluk GÖRGÜN’ün “Savunma Sanayiinde Teknoloji ve İnovasyon Yönetimi” konulu açılış dersi ile devam etti. Görgün sunumuna, kendisini yetiştiren bu günlere gelmesinde katkıları olarak Üniversitesi’nde açılış dersi veriyor olmanın heyecanını şu şekilde dile getirdi: “Hakikaten çok heyecanlıyım, burada kendi yetiştiğim üniversitede bir açılış dersi verme sürecinde çok hızlı biçimde,  gözümde o kadar çok şey canlandı ki, dersliklerinde, amfilerinde, koridorlarında, yemekhanesinde kantininde, enstitüde, birçok şey o kadar güzel anılar biriktirmişiz ki yıllarca. İşte bugün burada bütün tören boyunca hocam konuşurken, sunum yapılırken film şeridi gibi bunlar gözümün önünden geçti; heyecanım bundan.”

Sözlerine devam den Görgün, “YTÜ Bursuyla gittiğim yurtdışından post doktoramdan sonra tereddütsüz hemen ülkeme döndüm. Tüm çalışmalarımı ülkemin bana yaptığı yatırımın bir zekatı olarak düşünerek en iyi şekilde hizmet etmeye çalıştım. 2020-2021 Akademik Yılının Yıldız Ailesi’ne ve yeni bir başlangıç yapan rektörümüz Prof. Dr. Tamer YILMAZ ve ekibine hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

Prof. Görgün sunumunda; Değişim ve dönüşüme vurgu yaparak değişimin anlamı ve anlamlandırılması konularına dikkat çekti. Üretim, yıkıcı teknolojiler, inovasyon ve inovasyon olgusunun sanayideki etkilerinden bahsederek ASELSAN’ın 45 senelik yolculuğunda geliştirdiği, dünyanın dört bir yanına ihraç ettiği ürünler ve yarattığı teknolojik çözümlerle güvenliği ve barışı sağlama adına hizmetleri ile ilgili konulara ve iş yaşamından tecrübelerine değindi.

Başarılı Akademisyenlerimize Plaketleri Takdim Edildi.

Açılış dersinin ardından Rektörümüz Prof. Dr. Tamer YILMAZ ve Prof. Dr. Haluk GÖRGÜN tarafından 2019 yılı TÜBA-GEBİP Ödülünü alan öğretim üyemiz Prof. Dr. İhsan KAYA’ya, Patent çalışmalarındaki başarıları için Prof. Dr. Afife Binnaz HAZAR YORUÇ ve Prof. Dr. Ahmet KOYUN’a, Dünyanın En Etkin Bilim İnsanları Listesinde yer alan öğretim üyelerimiz Prof. Dr. İbrahim DOYMAZ ve Prof. Dr. Surkhay AKBAROV’a plaketlerinin takdimi ile son erdi.

Pandemi süreci önlemlerine uygun olarak düzenlenen tören, YÖK ile TSE tarafından Covid-19 salgını kapsamında sağlıklı ve temiz ortamlar için alınan tedbirleri içeren genel standartlara uygun olarak sağlıklı bir şekilde gerçekleştirildi.

Törenin videosuna buradan ulaşabilirsiniz.

  

  

  

  

  

  

  

3 Kasım 2020

Haber: YTÜ İletişim Koordinatörlüğü

 

DİĞER MANŞETLER